TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında önemli açıklamalar yapıldı

Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes ise "Ekonomideki sarsıntının, giderek yatırımların azalabileceği ve daha yavaş büyüyecek bir Türkiye’nin habercisi olduğunu görmeliyiz" şeklinde konuştu.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında önemli açıklamalar yapıldı


TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan "AB-Türkiye ilişkilerinin iyice gerilmiş olmasını endişeyle izliyoruz, burada AB'nin yapıcı olmayan tavrının da payı büyük" dedi. Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes ise "Ekonomideki sarsıntının, giderek yatırımların azalabileceği ve daha yavaş büyüyecek bir Türkiye’nin habercisi olduğunu görmeliyiz" şeklinde konuştu.

TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan'ın konuşmasında öne çıkan mesajlar şöyle:

*Karamsarlık o kadar etrafımızı sarmış ki iyi yetişmiş akademisyenler bile yurt dışına gidiyor
*Buradan bakınca gelecek açısından iyimser olmak zor
*Dünyada düşük büyüme sendromu ortadan kalkarken, Türkiye'de de 2017 yılında bunun etkisini görülecektir
*Hepimiz iyimser yorumun doğru olmasını canı yürekten isteriz, ama kötümser yorumun doğru olması durumunda geleceğimiz çok karanlık olur

AB'NİN TAVRI YAPICI DEĞİL

*Karamsar bakış açısının doğru çıkma ihtimali bir yana karşı karşıya kalmamız muhtemel riske karşı önlemimizi bugünden almalıyız
*AB-Türkiye ilişkilerinin iyice gerilmiş olmasını endişeyle izliyoruz, burada AB'nin yapıcı olmayan tavrının da payı büyük
*Türkiye AB'nin tavrına öfkeyle kalkarsa zararla oturulur

DAHA YAVAŞ BİR BÜYÜMENİN HABERCİSİ

Tuncay Özilhan'dan sonra Tüsiad Başkanı Cansen Başaran Symes konuştu. Symes'ın konuşmasıda öne çıkan noktalar şöyle:
*Özel sektörün döviz borcunu halen döndürdüğünü biliyoruz. Küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin ciddi hasar gördüğünü biliyoruz.
*Vatandaş dövizdeki dalgalanmaları derin krizlerle özdeşleştiriyor. Ekonomideki sarsıntının, giderek yatırımların azalabileceği ve daha yavaş büyüyecek bir Türkiye’nin habercisi olduğunu görmeliyiz.
*Yaşadığımız sıra dışı günler ve darbe girişimi akabinde gerçekleştirilen temizlik operasyonları, ekonomik aktörler arasında ciddi bir güven bunalımı yaratılıyor. Terörle mücadele bağlamında güvenlik kaygılarımız olağanüstü arttı.

ANADOLU'DA TİCARİ HAYATI ETKİLİYOR

*Ancak bundan kaynaklanan bazı OHAL uygulamaları, özellikle Anadolu’da ticari hayatı olumsuz etkiliyor. OHAL’in bir an önce kaldırılmasını ülkenin meclisinin asli görevini yapmasını bekliyoruz. Unutmamalıyız ki normalden ne kadar uzaklaşırsak, normalleşme o kadar uzak olacaktır.
*Yargıda ve tüm kamu kurumlarında liyakat bazında ayrımcılık gözetmeyen bir istihdam politikası uygulanmasını tekrarlamak isterim. Güçlü ve adil bir hukuk sistemi olmadan hukukun sağladığı hak, özgürlük ve mülkiyet güvencesi korunmadan, kayıt dışı ekonomiyle mücadele etmeden piyasa ekonomisini idare etmek mümkün değildir.
*Acilen büyüme hikayesi yaratmamız, bunu destekleyecek eğitim reformlarını, teknoloji tercihlerini hep beraber yapmamız gerekiyor.
Küreselleşme durmayacak, bugünden krizden çıkarılması gereken dersler bir an önce çıkarılabilirse treni tekrar rayına oturtmak mümkün olabilir.
Kısaca şunu söylemekle yetinmek istiyorum.

ABD SEÇİMLERİ BÜYÜK BİR ŞOK YARATTI

*Demokrasinin kurumlarını bugüne kadar olduğundan daha ciddiye almayan, tedbirler ön görmeyen küreselleşme anlayışı, hem küreselleşmeye hem de demokrasiye zarar verecektir.
*ABD seçimleri, dünyada büyük bir şok yarattı hem de ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğini bize gösterdi. ABD’nin dünya ile Avrupa ve Ortadoğu ile ilişkilerini nasıl kurgulayacağı, Türkiye açısından da son derece önemli.
*AB’nin ciddi bir kimlik krizi yaşaması, dünya siyasetinde ekonomik gücü oranında ağırlık gösterememesi, AB’nin dünya ekonomisinde silinip atılacak bir unsur olduğu anlamına gelmez. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin, olağanüstü uzun sürmesinden dolayı yıprandığı bir gerçektir. Diğer yandan Türkiye’nin AB ilişiklerini kamuoyunu dalgalandıracak bir dille sürdürülmesinin ülkemizin çıkarlarına uygun olmadığını düşünüyoruz.

*Türkiye, arap başkaldırısına destek verdi. Daha sonra Suriye’de olay başka boyutlara evrildiğinde kontrolsüz bir sarmal oluştu. Bugün Ortadoğu bölgesi uzun zaman yaraları saramayacak durumda. Mezhep çatışmaları belli ki daha bir süre bölgeyi kasıp kavuracak. Bunun panzehiri bzde mevcuttur, o da laiktir.

2016 KARAMSARLIĞIN ARTTIĞI BİR YIL OLDU

*90 yıl önce kazandığımız bu önemli avantajı yitirmememiz gerektiğine inanıyorum.
*Türkiye’de patlayan terörizm, Türkiye’de umut yeşerten sürecin askıya alınmasına yol açtı. Toplumsal barışı yeniden kuracak, son dönemdeki çatışmalardaki yaraları saracak önlemleri almalıyız.

*15 Temmuz’daki hain darbe teşebbüsünün ardından, çok kısa süre de olsa varlığını gösteren bu kapsayıcı siyaset anlayışını göstermemiz gerekir. Mensuplarından biat talep eden FETÖ gibi sekter yapıların devlete sızmalarının sonuçlarını neredeyse çok ağır biçimde ödüyorduk.
*2016 dünya ve Türkiye için karamsarlığın arttığı bir yıl oldu. Geçmişe baktığımızda, hedeflere doğru mutabakat sağlayarak güç birliği yaptığımızda ciddi başarılar elde ettiğimizi gördük. Bugün, işbirliğini yitirmenin, rejimin kurucu ilkelerinin sorgulanma payının yüksek olduğunu düşünüyoruz.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

Emoji ile tepki ver!

Yorumunu Paylaş